Sevgili metrobüs (evet ben bu blogun toplum taşım aracı sayıcısıyım),
Sana ikinci binişim falan, olabildiğince kaçtım senden. İletişimimizi minimum düzeyde tuttum, ancak bugüne kadar. Evet işim düştü, yollarımız birleşti ikinci kez.
Öncelikle uzaktan adam olabilecek gibi bir şeysin, bir sürü insanın hayatını kolaylaştırdığın söyleniyor. Mesela akıllılık edip, insanların beynini yememek için her durakta bağıran kötü diksiyonlu kadın sesi koymak yerine bir monitör koymuşsun. İyi hoş da, bu monitöre bindiğim hat değil de başka bir hat yazarsan, oraya ilk kez binmiş insan “siktir yanlış şeye binmişim” diye ilk durakta inmez mi? İner, kendimden biliyorum. Sonra uzaklaşan metrobüs eşliğinde “aaa doğruymuş lan!” diye el sallar metrobüse. Bir de sonrakine de para vermek cabası.
Hah diyelim ki ona da bindik. Aktarmamızı yaptık, başka bir tanesine bindik. Garip ki bu sefer monitörde doğru hat yazıyor! Hatta, kalan durak sayısı, toplam durak sayısı gibi güzel bilgiler içeren bir içerik var. Çok hoş, bakıyoruz kalan durak sayısına 0. Yani iniyoruuuuzzz?? Hayııırr… Çünkü yeni bindik.
Sonra durakları yazmışsın mesela oraya, o da süper. Ama sadece 4 tane, çünkü zaten biz süper zeka olduğumuz için tahmin edebiliyoruz sonraki durakları, ne gerek var değil mi? Sen başlangıcını ver, biz sonrasını ayarlarız. Ha bir de bilmem fark ettin mi sevgili metrobüs ama o araçların içine hava boşluğu kalmayacak kadar insan dolduruyorsunuz, insanların sıvı haline gelip, “arkalara doğru ilerlemesini” istiyorsunuz. Bu durumda, bir zürafa turist olsam, o boyunla kafamı uzatıp, dışarı baksam bile göremem o durakların isimlerini. Kısmet artık, ha Edirnekapı’da inmişim, ha Avcılar’da. Sonuçta metrobüs çok hızlı!
Gelelim, kazaya yapma meselene. Şu duruma kadar her şey tolere edilebilir. Ama BOMBOŞ yolda, hala kaza yapabilme yeteneğini kutlarım arkadaşım. Vay vay vay. Bizim minicik yolculuğumuzda bile köprünün üstünde yaptığın o şahane acı freni asla unutmayacağım.
Ulan ülkeyi ne biçim hale getirdiniz, insanlar buna şükür ediyor, böyle frenlerde tırsmıyor bile.
Bize bu güzel eğitimi verdiğin için öptüm bay!
e.


2 yorum var!
1 Erman // Eki 31, 2010 at 15:01
Valla müthiş ya insanın hayatta yaşayıp ta ince ayrıntılarda kalan kelimelere döküldüğünde başta saçma gibi duran ama herkesin yaşadığı o malum olayları sırf konuşmuş olmak için konuşup ‘pff’ diyen kişileri ve denilen konuları(ki bu durum olduğunda bunun aksinin doğru olduğunu söylemek için canla başla konuşup o samimiyetsiz ‘pff’ ü alt etmeyi kendime yakın zamandır görev biliyorum) harbiden güzel anlatmışınız;)not:bi blog girişimi de ben yapcam hadi hayırlısı;)
2 mustafa // Mar 30, 2011 at 01:26
bu kadar kelimeyi tek bi cümleye sıkıştırmayı başardığın için seni kutluyorum erman..
Yorum yap